Göklerin boşluğunda istedikleri gibi uçuşup
giden kuşların manzarası, her zaman
rastladığımız bir manzaradır. Fakat bu
manzara alışageldiğimiz bir olgu olduğundan,
onun hayret verici yanını insanlar gözardı
edebilmektedirler. İnsan evreni, kalbinin uyanık
bulunduğu bir sırada ve gerçekleri görebilen gözüyle
süzdüğünde, bu hayret verici olayı fark edebilecektir.
Kuşun göklerin boşluğunda bir tek halka çizmesi
bile duyarlı kalpleri harekete geçirir. Ve bu olayı
olduğu gibi tasvir etmeye çalışır. Önceden
de şimdi de karşılaşılan o manzaraya bir
canlılık katar.
"Onları dengede tutan Allah'dan başkası
değildir."
Kuşun ve onun çevresini kuşatan evrenin
yaratılışına hükmeden yasalarıyla...
Kuşu uçmaya yetenekli şekilde yaratmasıyla...
Etrafındaki havayı uçmaya elverişli
kılmasıyla...Kuşù göklerin boşluğunda düşmeksizin
durduran O'dur:
"Bu olaylarda mü'minler için birçok ibret dersleri vardır."
Mü'min olan kalp, aynı zamanda evrendeki ve
yaratılıştaki üstün sanatları gören duyarlı
kalptir. Bu sanatta yeralan, duyguları 'sarsan ve
vicdanları harekete geçiren güzelliği ve üstünlüğü
rahatça idrak eder. İnanmış bir kalp
yaradılışın bu güzelliği
karşısındaki duyarlılığını
iman, ibadet ve Allah'ı tesbih ederek dile getirir.
Kendilerine güzel söz sanatı verilmiş olan mü'minler,
yaradılışın ve oluşumun güzelliklerine,
üstün sanatına ilişkin bu olağanüstülükleri,
çeşitli edebi üstünlüklerle ifade edebilirler. Kalbi aydınlatıcı
parlak imanın güzelliği ile dolmamış olan bir
şairin, böyle edebi üstünlüklere ulaşması mümkün
değildir.
YARATILIŞIN SIRLARI
Surenin akışı içinde yaratılışın
sırları, ilahi kudretin sanat eserleri ve ilahi nimetin
görünümlerine ilişkin bir adım daha
atılıyor. Bu adımla insan toplulukların:n
barınaklarına kadar giriliyor. Bu evlerde ve
onların çevresinde, kendilerine verilmiş olan nimetlere
değiniliyor. Gölgelikler, mağaralar, huzur yerleri ve
bunların sağladığı imkânlardan
yararlanma gibi nimetler dile getiriliyor.